İşadamı İhsan Kalkavan Genç Tüccarlar ve İş Adamları Derneği'nin davetlisi olarak gittiği Denizli'de "Dünya ekonomisindeki son gelişmelerin Türkiye'ye yansımaları ve krizden çıkış önerileri" konulu bir konferans verdi.
"Gayret Göstermek Önemli"
İşadamı İhsan Kalkavan krizlerin yeni kapılar, yeni imkânlar açılmasına vesile olduğunu ifade etti. Kalkavan, krizden yararlanabilmek için daha fazla gayret gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Ekonomideki krizleri futbol maçında oyuncusu atılan takıma benzeten Kalkavan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Maçta 9-10 kişi kalmış takımlar toplamda baktığınız zaman başarıları daha yüksek oluyor. İstatistikler bunu gösteriyor. Çünkü kalan ekip teyakkuz durumuna geçer. Herkes mevcut eforundan biraz daha iyi oynadığı zaman bu sefer karşı takıma karşı 12- 13 kişi çıkar gibi oynuyor. Bunun için hiçbir zaman 'İşte biz daha ne yapabiliriz ki? Elimizden bu kadar geliyor' demek çok ciddi yanılgı olur. İnanç çok önemli, bir şeye başarmaya inanmanız lazım. Panik yapmayın. Panik insana adrenalin salgılayarak enerjisini yok eder. İyi düşünmesini de engeller."
Global krizden dolayı bazı arkadaşlarının durumlarını hiç de kritik olmadığı halde panik ve endişe içinde bulduğunu ifade eden Kalkavan, "Bunu fevkalade yanlış buluyorum. Bu hiç birimizin ayıbı değil, ABD'den başlayan kriz. Bazı arkadaşlarımız diyor ki 'Bu mali krizdi, Türkiye'de buna hazırlıklıydı, onun için Türkiye'yi çok kuvvetli vurmadı. Dışarıdaki etkisinin tam olmadığını düşünüyorlar.' Mali kriz, krizin hem anası hem babası demektir. Bu domates patates krizi değil. Kriz deyince akla mali konular gelir." şeklinde konuştu.
"Büyük Bedeller Ödedik"
Piyasada kriz nedeniyle çek ve senetlerin dönme haberleri konusunda farklı düşünceye sahip olduğunu anlatan Kalkavan, şöyle konuştu:
"Ben o çek ve senetlerin bugünkü ortama göre çok altında olduğunu düşünüyorum. Bu memleket neler gördü. Kitap atıldı ortalık yıkıldı. Çok küçük hareket ve meselelerle büyük bedeller ödedik. Bütün dünyayı zangır zangır sallayan bu global sıkıntı. Allah'ıma şükürler olsun diyorum, tahminlerimiz kadar olmadı. Kimse paniğe düşmesin."
"Agresif Birisiydi"
İşadamlarını bu zamanı değerlendirirse çok iyi günler göreceğine inandığını kaydeden Kalkavan, "Bu krizden bir yıl öncesi denizcilik tarihinde görülmemiş paralar kazanıldı. Şaşırıyordum, 'böyle bir para olamaz.' diye. Bunun arkasından bir fırtına olacağı belliydi. Ben tedbir aldım o dönemde. Bu sektöre (Armatörlük) Mehmet Emin Karamehmet çok agresif giriyordu. Dalgalanmada darbe alabileceği konusunda görüş beyan ettim. 60 gemi filan sipariş verildi. 20 sene önce bir firma sipariş verdiğinde herkes onu konuşurdu." dedi.
"Yatay Geçiş Önemli"
Şirket sahiplerine sağlıklarında evlatlarına güvenerek, şirketin başına getirmesini tavsiye eden Kalkavan, tanıdığı bazı kimselerin çocuklarına sağlığında güvenmeyip başına getirmediği için ani ölümleri sonucunda battığını anlattı.
Kalkavan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Tanıdığımız bazı büyük şirketlerin sahipleri kimseler sağlığında yetki vermediği için sonradan ani ölümünüzde oğulları yönetimde tecrübesi olmadığı için zor durumda kaldı ve iflas etti. Kendimizin artık gençliğinin geçtiğini görmemiz lazım. Biz onların ufak tefek hatalarını yüzüne vurmadan düzeltmeliyiz. Şirketler arasında babadan oğula yatay geçişi temin etmeliyiz. Bu kriz kadar önemli. Bugün global kriz var. Ama bir bünyesel, bir de müessese krizi vardır. Müessese krizi babadan oğula geçiş dönemlerinde yaşanır. İki kardeşin çözemediği meseleyi iki kuzeni çözme imkânı daha zordur. Kriz olmasa da şirketlerin krize girmesine yol açar. İşte o krizden korkun. Global krizde banka, şirketinizi alsa kendisi ne yapacak? Canını mı alacak? Kime satacak? Düzelmesini bekleyebilir. Ancak müessese krizlerine meydan verirseniz kimse gözünüzün yaşına bakmaz. Çünkü o zaman o müesseyi alacak o devirde çok sayıda insan da vardır. Onların da iştahını, ayranını kabartır. Küresel krizden daha çok önemlidir." IMF anlaşmalarının eski dönemlerde hep IMF'nin şartları doğrultusunda imzalandığına dikkat çeken Kalkavan, o dönemlerde IMF ile anlaşma yaptığı için hükümetleri eleştiren bazı duayen ekonomistlerin şimdi anlaşma yapmadığı için hükümete ağır eleştirilerde bulunmasını anlayamadığını belirtti.
Kalkavan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Geçmiş dönemlerde IMF ile anlaşmalara çok büyük reaksiyon gösteren ekonomist yazarlar bu hükümet döneminde imzalanmamasını çok ciddi boyutta tenkit etmeye başladılar. Ön koşulsuz, kayıtsız, şartsız bir anlaşmayı geçtiğimiz dönemlerde hükümetler çok kolay imzalıyordu. Hatta adamlar gelip bize blöf yapıyorlardı. Biz 'etme tutma gel analaşalım' diye uğraşıyorduk. IMF'nin çok ağır koşullarına boyun eğdik. Ancak mevcut hükümet kriz ortamında bile (ben direnemez diye düşünüyordum) dünya finansal kriz içindeyken bile Başbakan, IMF'nin onurunu kırıcı mesajlar verdi. Ben bile 'acaba danışıklı dövüş mü oluyor?' diye düşündüm. Bence hükümet anlaşma yaparsa en iyi şartlarda yapacak."
"Zenciler Kemençe Çalıyor"
Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON)'nun Afrika açılımı sayesinde milyarlarca dolar siparişler alındığını ifade eden Kalkavan şunları kaydetti:
"Bunun bir iyi tarafı da o ülkelerdeki arkadaşlarımız eğitim kurumlarında Türkçe bilen insanlar yetiştirdiler. Düşünebiliyor musunuz, ben Nijerya'ya gittim kemence ile 'ha uşağım ha' diye zenciler karşıladı. Ben daha önce de Nijerya'ya gittiğimde canımı zor kurtarmıştım. O kadar tuhaf ki şaşırıyorsun. Bu kadar yaklaştırdılar size bütün ülkeleri. Buralardan istifade edin. Birçok arkadaşlarımız oralara gittiler, ihracat-ithalat işlerine başladılar. Oralara gittiğimizde arkadaşlar seviliyorlar. Oranın bakanlarıyla tirink diye görüştürüyorlar. Karamsar olmamak lazım. Türkiye bu okullar sayesinde seviliyor. Eskiden Afrika'ya korkarak, ürkerek giderdim. Diyarbakır'a o kadar rahat gideceğimi düşünmüyorum." Yapılan konuşmaların ardından Vali Erkmen, GETİAD tarafından hazırlanan plaketi İhsan Kalkavan'a verdi.
(AMBAR)
Ürünlerinizin yurtdışına pazarlanması işini yürütebilecek ve ihracat işlemlerini yapabilen elemanınız var mı?